GenelInfluencer İş Birlikleri

İngilizce İş Görüşmesi Hazırlık Sürecimizde Cambly’yi Deneyimledik

İngilizce iş görüşmesi hazırlık süreci söz konusu olduğunda, çoğumuzun ilk aklına kelime ezberlemek ya da gramer çalışmak geliyor. Ancak iş görüşmelerinde fark yaratan en önemli şeylerden biri, akıcı ve özgüvenli bir şekilde kendinizi ifade edebilmek. Özellikle uzun süredir İngilizce konuşma pratiği yapmadıysanız, bildiğiniz kelimeleri bile akıcı bir şekilde kullanmak zorlaşabiliyor. 

Biz de bu yüzden İngilizce iş görüşmelerine hazırlanırken konuşma pratiğimizi geliştirmek için Cambly’yi deneyimlemeye karar verdik. Önce pazarlama alanında deneyimli bir eğitmenle konuşma pratiği yaptık, ardından iş görüşmelerine odaklanan farklı bir eğitmenle ders planladık ve son olarak iş odaklı grup derslerine katıldık. Böylece hem birebir dersleri hem de platformun farklı öğrenme seçeneklerini deneyimleme fırsatı bulduk.

Bu yazımızda da Cambly ile geçen bu sürecin nasıl ilerlediğini, profesyonel İngilizcemize nasıl katkı sağladığını ve İngilizce iş görüşmelerine hazırlanırken bizim için en faydalı noktaların neler olduğunu deneyimimiz üzerinden paylaşacağız.

Cambly ile İngilizce İş Görüşmesi Hazırlık Sürecimiz Nasıldı?

İngilizce iş görüşmelerine hazırlanırken amacımız sadece yeni kelimeler öğrenmek değildi. Asıl ihtiyacımız, bildiklerimizi konuşurken daha rahat kullanabilmek ve profesyonel ortamlarda kendimizi daha akıcı bir şekilde ifade edebilmekti. Bu yüzden süreci gerçek bir iş görüşmesine hazırlanıyormuş gibi planladık.

Cambly’den Önce İngilizce Konusunda En Çok Nerede Zorlanıyorduk?

Aslında İngilizce’ye tamamen uzak değildik. Günlük yazışmaları anlayabiliyor, içerik okuyabiliyor ve iş hayatında karşımıza çıkan birçok terime de aşinaydık. Ancak konu konuşmaya geldiğinde aynı rahatlığı hissedemiyorduk.

Özellikle online iş görüşmesi gibi stresli anlarda doğru kelimeyi bulmaya çalışırken duraksamak veya cümleyi kafamızda Türkçe’den çevirmeye çalışmak en çok zorlandığımız noktalardı.

Birçok kişinin yaşadığı gibi bizim de problemimiz gramer eksikliği değil, konuşma pratiği eksikliğiydi. İngilizceyi kullanmadığınızda bilgiler zamanla pasifleşiyor ve özellikle profesyonel ortamlarda kendinizi ifade etmek düşündüğünüzden daha zor hale geliyor.

Biz Cambly’de Nasıl Bir Hazırlık Süreci Planladık?

Biz bu deneyimi Cambly Pro ile gerçekleştirdik. Pro kapsamında sunulan deneyimli eğitmenler arasından seçim yapabilmek, özellikle iş İngilizcesi ve mülakat pratiği gibi spesifik hedefler için doğru eğitmeni bulmayı kolaylaştırdı. Hem de yoğun çalışma sürecimizde İngilizce konuşma pratiğini online bir şekilde yapabilmek bizim için büyük bir avantajdı.

İlk etapta, uzun süredir aktif olarak İngilizce konuşmadığımız için doğrudan mülakat pratiğine başlamak yerine, önce pazarlama alanında deneyimli bir eğitmenle İngilizce konuşma pratiği yapmayı tercih ettik. Böylece hem tekrar İngilizce konuşmaya alışmayı hem de kendi sektörümüzle ilgili kelimeleri daha rahat kullanmayı hedefledik.

Cambly’de eğitmen filtreleme ekranı sayesinde ilgi alanları ve uzmanlık konularına göre eğitmen seçebilmek bu noktada oldukça işimize yaradı. Kendi ihtiyaçlarımıza uygun bir İngilizce eğitmenini seçebilmek, dersleri daha verimli hale getirdi. Biz bu noktada, pazarlama odağında çalıştığımız ve iş görüşmelerini de bu odakla gerçekleştirdiğimiz için, ilk eğitimimizi pazarlama sektöründe uzman bir eğitmenle gerçekleştirdik. İlk olarak, sektörün dilini bilen biriyle kendimizi denemek istedik.

İlk dersin ardından birkaç gün sonra bu kez doğrudan İngilizce iş görüşmelerine odaklanan farklı bir eğitmenle ikinci dersimizi planladık. Pro üyelik sayesinde iş görüşmesi alanında en deneyimli ve en yüksek puanlı eğitmenlerden biriyle bir araya geldik. Böylece iki farklı bakış açısından geri bildirim alma fırsatı yakaladık. İş görüşmesine odaklanan eğitimimizde, iş görüşmesi simülasyonu yapma fırsatı bulduk.

Burada eğitmenin bizi gerçek bir iş görüşmesi gibi değerlendirmesi deneyimimizin en önemli adımlarından biriydi. Kendimizi ifade etmekte yeterince rahat mıyız, işimizde ne kadar uzman olduğumuzu gösterebiliyor muyuz, yanıtlarımız yeterli mi, doğru kelimeleri tercih ediyor muyuz gibi aklımızdan geçen tüm soruların cevabını alma fırsatı yakaladık.

Deneyimimizi sadece birebir derslerle sınırlı bırakmak istemediğimiz için iş İngilizcesi odaklı İngilizce grup derslerine de katıldık. Farklı ülkelerden katılımcılarla aynı ortamda konuşmak, farklı aksanları duymak ve konuşma pratiğini daha doğal bir ortamda sürdürmek bizim için güzel bir deneyim oldu.

Aynı zamanda, grup dersleri sayesinde bizimle aynı alanda İngilizce sohbet etmek isteyen kişilerle bir araya gelmiş olduk. Bu da bizlere dünyanın farklı yerlerinden insanların iş dünyasına bakış açılarını dinleme fırsatı sundu.

Cambly ile İş İngilizcemizi Geliştirirken Nelere Odaklandık?

İngilizce iş görüşmeleri yalnızca “Tell me about yourself.” sorusuna cevap verebilmekten ibaret değil. Deneyimlerinizi anlatabilmek, başarılarınızı açıklayabilmek, güçlü yönlerinizi ifade edebilmek ve bazen de sektörünüze özgü terimleri doğru kullanabilmek gerekiyor.

Bu nedenle derslerde özellikle şu konular üzerine pratik yaptık:

  • Kendimizi profesyonel olarak tanıtmak
  • Daha önce çalıştığımız projeleri anlatmak
  • Pazarlama alanında kullanılan İngilizce terimleri konuşma içinde kullanmak
  • Sık karşılaşılan mülakat sorularına cevap vermek
  • Doğal ve akıcı konuşmaya odaklanmak

İş görüşmesi odaklı eğitmenle yaptığımız derste yalnızca sorulara cevap vermekle kalmadık. Eğitmen cevaplarımızın ardından hangi ifadelerin daha doğal kullanılabileceğini, nerelerde daha akıcı konuşabileceğimizi ve hangi kelimeleri tercih edebileceğimizi de paylaştı.

Cambly Pro’nun en beğendiğimiz özelliklerinden biri de bu oldu. Eğitmenler belirlediğimiz alanda gelişimimizi hızlandırmak için her dersten sonra uygulanabilir geri bildirimler vermiş oldular. Bu sayede, eğitimimizi sadece pratik yapmanın ötesine taşımış olduk. Tabii, biz de bu geri bildirimlerin üzerine giderek dersimizi çalıştık.

Cambly Profesyonel İngilizcemize Nasıl Katkı Sağladı?

Kısa süreli bir deneyimle bile, ilk fark ettiğimiz değişim İngilizce konuşurken kendimizi daha rahat hissetmeye başlamamız oldu. İlk derste cümle kurarken daha fazla düşünürken, sonraki derslerde konuşmanın daha akıcı ilerlediğini hissettik.

Ayrıca, Türkiye’de konuşurken yargılanma korkusunu birçoğumuz yaşıyoruz. Cambly sayesinde, ana dili İngilizce olan biriyle bir araya gelip ondan olumlu geri bildirimler almak, özgüvenimizi ve motivasyonumuzu da artırdı. 

Bizim için faydalı olan noktalardan biri de derslerin belirlediğimiz hedef doğrultusunda şekillenebilmesiydi. İngilizce iş görüşmelerine odaklandığımız için ders içerikleri de bu doğrultuda ilerledi. Eğitmenlerden aldığımız geri bildirimler sayesinde hangi konularda daha fazla pratik yapmamız gerektiğini görebildik. Grup dersleri ise farklı kişilerle iletişim kurarak konuşma pratiğimizi destekleyen güzel bir tamamlayıcı oldu.

Sürecin sonunda en büyük kazanımımız, İngilizceyi yalnızca bildiğimizi hissetmek yerine onu kullanma konusunda daha fazla özgüven kazanmamız oldu. Bu da özellikle profesyonel hayatta İngilizce iletişim kurarken kendimizi daha rahat hissetmemizi sağladı.

İngilizce İş Görüşmesine Hazırlanırken Konuşma Pratiği Neden Önemli?

İngilizce iş görüşmelerine hazırlanırken çoğumuz ilk olarak kelime ezberlemeye, gramer konularını tekrar etmeye veya internette sık sorulan İngilizce mülakat sorularını incelemeye odaklanıyoruz. Bunlar elbette İngilizce mülakat hazırlık sürecinin önemli bir parçası, ama iş görüşmesi başladığında en belirleyici unsur, bildiklerinizi ne kadar doğal ve akıcı bir şekilde ifade edebildiğiniz oluyor.

İş görüşmeleri sadece doğru cevap vermekten ibaret değil. Karşınızdaki kişi, iletişim kurma becerinizi, düşüncelerinizi nasıl aktardığınızı ve kendinizi ne kadar rahat ifade edebildiğinizi de değerlendiriyor. Özellikle heyecanın da devreye girmesiyle, normalde bildiğiniz ifadeleri kullanmak bile zorlaşabiliyor. Bu yüzden teorik bilgi kadar düzenli İngilizce konuşma pratiği yapmak da büyük önem taşıyor.

Kısa bir sürede kusursuz bir seviyeye gelmek elbette mümkün değil, ancak düzenli pratik yapmanın verdiği özgüven fark edilir şekilde hissediliyor.

İngilizce konuşma pratiğinin bir diğer önemli avantajı ise gerçek hayatta karşılaşabileceğiniz farklı iletişim tarzlarına alışmanızı sağlaması. Farklı eğitmenlerle konuşmak, farklı aksanlar duymak ve beklenmedik sorulara anlık cevap vermeye çalışmak, gerçek bir İngilizce iş görüşmesine hazırlanırken oldukça değerli bir deneyim sunuyor.

İngilizcesini Geliştirmek İsteyen Profesyonellere Önerilerimiz

Bu deneyim sonunda bize en çok katkı sağlayan birkaç noktayı özellikle paylaşmak isteriz.

Öncelikle İngilizcenizi geliştirmeyi sürekli ertelemeyin. Biz de uzun süre “Biraz daha çalıştıktan sonra konuşmaya başlarız.” diye düşündük. Ancak aslında gelişimin en büyük kısmı konuşmaya başladıktan sonra geliyor ve İngilizce neredeyse artık hepimizin kariyeri için çok önemli bir konumda.

Diğer taraftan, bazen “yeterince biliyorum” yanılgısına da düşebiliyoruz. Fakat, İngilizce konuşmamız gereken bir ortama girdiğimiz o an içerisinde, “biliyorum ama şimdi konuşmak istemedim” diyerek oradan kaçmaya çalışıyoruz. Öncelikle, kendinize karşı dürüst olmanızı öneririz. Günümüzde “yeterince bilmek” yeterli değil. 

İkinci olarak kendinize net bir hedef belirleyin. Biz hedefimizi İngilizce iş görüşmeleri olarak belirlediğimiz için derslerin içeriği de buna göre şekillendi. Belirli bir hedef doğrultusunda ilerlemek, hangi konular üzerinde çalışmanız gerektiğini de netleştiriyor. Eğer İngilizce mülakat hazırlığı veya kariyer İngilizcesi için bir eğitim arıyorsanız, bu alandaki eğitmen ile pratik yapabilirsiniz.

Derslerden sonra verilen geri bildirimleri mutlaka değerlendirin. Özellikle hangi ifadeleri geliştirebileceğinizi veya hangi noktalarda tekrar yapmanız gerektiğini görmek, sonraki derslerden daha fazla verim almanızı sağlıyor.

Bizim deneyimimizde, eğitmenin ders dışında önerdiği küçük çalışma tavsiyelerini uygulamak da İngilizce konuşma pratiğini canlı tutmaya yardımcı oldu. Kısa ama düzenli tekrarlar öğrendiklerimizi pekiştirmemizi sağladı.

Ayrıca ihtiyaçlarınıza uygun bir İngilizce eğitmeni seçebilmek de önemli bir avantaj. Biz pazarlama alanında deneyimli bir eğitmenle başladığımız için, konuşmalar sektörümüze çok daha yakın ilerledi. Daha sonra İngilizce iş görüşmesi odaklı farklı bir eğitmenle çalışarak deneyimimizi çeşitlendirdik.

Son olarak yalnızca birebir derslerle sınırlı kalmamanızı öneririz. İngilizce grup derslerine katılmak, farklı aksanları dinlemek, yeni insanlarla konuşmak ve gerçek hayata daha yakın bir iletişim ortamı deneyimlemek açısından oldukça faydalıydı. Ayrıca, grup derslerinizi ilgi alanınıza göre seçerek, sizinle aynı alana ilgi duyan insanlarla sohbet ederek süreci daha keyifli hale getirebilirsiniz.

Genel Değerlendirmemiz

Bu deneyim, İngilizce öğrenmenin herkes için aynı şekilde ilerlemediğini bize bir kez daha gösterdi. Herkesin amacı, seviyesi ve ihtiyaç duyduğu alan farklı. Bu yüzden tek bir yöntem yerine, kendi hedeflerinize göre şekillenen bir İngilizce öğrenme süreci oluşturabilmek gelişimi daha sürdürülebilir hale getiriyor.

Bizim için bu süreç, İngilizceyi günlük hayattan kopuk bir ders gibi görmek yerine kariyerimizin bir parçası olarak değerlendirmemizi sağladı. İş görüşmeleri, uluslararası ekiplerle çalışma veya farklı kariyer fırsatlarını değerlendirme gibi hedeflerde İngilizce artık önemli bir avantaj değil, birçok pozisyon için temel bir gereklilik haline geliyor.

Online İngilizce konuşma pratiği için bizim Cambly ile olan deneyimimiz hem çok verimli hem de çok keyifliydi. Bu yüzden, eğer siz de İngilizce iş görüşmelerine hazırlanıyor ya da profesyonel İngilizcenizi geliştirmek istiyorsanız, ücretsiz Cambly hesabınızı oluşturabilir, ana dili İngilizce eğitmenleri inceleyerek size uygun dersleri keşfedebilirsiniz. Ayrıca camblyinfly kodunu kullanarak Cambly deneyiminize ilk adımı atabilirsiniz.

Ayrıca, bu yazımızın ardından influencer pazarlamasında neler olduğunu merak ediyorsanız, Influencer İş Birlikleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Çağla Sevinçer

Influencer pazarlaması alanında markaların stratejilerini, içerik üreticileriyle kurdukları iş birliklerini ve sektördeki dönüşümü ele alıyorum. Ayrıca dijital pazarlama ve SaaS ürünleri hakkında gelişmeleri takip edip içerik yazıyorum.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu